21 Aralık 2017 Perşembe

ENGELLİLER İÇİN UYGUN BİR  BÜTÇEYLE SEYAHAT İPUÇLARI
.


Çoğumuz seyahat etmeyi seviyoruz. Seyahat konfor, zevk, bilinmeyen yerler ve genellikle sadece yeni bir deneyim  sunan bir eğlence şeklidir. Tatil pahalı ve birçok kişi iyi bir tatil için aylar hatta yıllar boyu tasarruf etmek zorunda kalıyor. Benim gibi engelli insanlar için, seyahat maliyeti özel ulaşım, erişilebilir konaklama, hareketlilik ekipman ve kişisel bakım görevlileri  nedeniyle çok daha pahalı oluyor..

Bu arada seyahat firmaları avantajlı turlar düzenlemektedirler . Ancak maalesef bu turların hiç biri engellilere (bilhassa fiziksel engellilere) hitap etmemektedir. Bunu bir not olarak belirtmek istedim.
Bu yazımda seyahatin  bütçe kısmına değinmek istiyorum. Birçok insan seyahat etmeyi son derece pahalı bir girişim olduğunu  düşünüyor. Seyahat esnasında Para harcama genellikle kaçınılmaz olduğu söylemi doğru olmakla birlikte,iyi bir planlama ile uygun bir bütçe ile seyahat edebilirsiniz. Aşağıda gezi planlaması yaparken size yardımcı olacak bazı  ipuçları vermek istiyorum.

Önceden Plan yapınız

Eğer çok önceden Seyahatinizi planlarsanız,uçak Bileti, demir yolu bileti ve otel konaklama gibi Seyahat giderleri için  en iyi şartları yakalamak için fırsatımız olacaktır. Bu nedenle seyahat planlamanızı mümkün olduğu kadar erken yapın, karlı çıkarsınız.

Zamanlamanızı iyi yapın

Seyahatinizin maliyeti - Uçak Bileti, otel ve diğer faaliyetlerin maliyeti – gidiş tarihine göre hatta varış saatine bağlı olarak değişebilir. Bir şehir veya ülkeye  tatil mevsimi sırasında seyahatten kaçının. Talebin zirve olduğu aylarda her şey daha pahalı olacaktır.Örneğin Avrupa’da bir yere gitmeyi planlıyorsanız yaz aylarını tercih etmeyin. Bahar aylarını tercih edin.Düşük sezonda gecelik 100 $mal olan bir otel odasına sezon ortasında  bir gece için 300 dolar ödeyebilirsiniz.
Bunun yanında gideceğin yerin. yerel etkinlikler takvimini mutlaka incele. Bu dönemlerde Seyahat maliyeti yüksek talep nedeniyle oldukça yükseliyor. Ayrıca yaşanan kalabalık nedeniyle de gereksiz zaman kayıpları yaşamanızda olasıdır. Mesela Boston Maratonu sırasında Boston, Ağustos ayında Paris, (Fransa Turu son aşamasında) gibi.
Seyahatiniz için yanlış bir zaman seçerseniz, şişirilmiş uçak bileti ve otel fiyatları ile karşılaşmanız kaçınılmazdır. Bu gibi hataları önlemek için ve az para harcamak için biraz araştırma yapmanız gerekecektir.Bu araştırma için  Google en iyi başvuru kaynağın olacaktır.

Döviz Alım Satım

Gideceğiniz ülkede kullanılan para biriminin kurunu  seyahate çıkmadan birkaç ay önceden takibe almanızda yarar vardır. Kurdaki Olumlu bir değişim için bazen beklemekte yarar olacaktır. Bu size düşündüğünüzden çok daha döviz alma imkanı sağlar. Daha da uygunu yurt dışında kullanılan para birimlerini sürekli izlemektir. Kurlardaki değişimler  bilhassa ülkemizde belli zamanlarda aşırı oranlarda olmaktadır. Bu gibi önemli düşmelerde bu paralardan alıp bankanızda ki döviz hesaplarında tutmak iyi bir yoldur. Aksi halde son tarihte aldığınız döviz kuru o yılın en yüksek kuru olabilir ve genelliklede böyle olur.

İndirimli biletler

Müzeleri gezmeyi seven biriyseniz  seyahatinizi önceden planlayın, avantaj müzeler ve diğer turistik yer ücretlerinde  çeşitli yararlı fırsatlar olabilir.  Örneğin düşük bir fiyata 1 günde birden fazla turistik yerleri görme fırsatları olabiliyor. Bunları mutlaka araştırın. Bazı müzeler haftanın bazı günlerinde ücretsiz olabiliyor. Geziniz içinde o müzeyi ücretsiz günde ziyaret ederek önemli bir tasarruf sağlarsınız. Bunun yanında pass kartlar alarak 5 müze ve turistik yeri 3 yer fiyatına gezebilirsiniz. Engellilere indirim yapan veya hiç ücret almayan yerler olduğunu da aklınızdan çıkarmayın. Bunun için gezeceğiniz mekanın web sayfasını mutlaka ziyaret edin.

Engelli  indirim avantajları.

Engelliler İçin indirimler Amerika Birleşik Devletlerinde nadir olsa da, pek çok yabancı ülkede böyle değildir. Tatile çıktığınızda, müze ziyaretleri ve aktiviteler maliyetinizi arttırır.Bu nedenle engelli indirimleri imdadınıza yetişecektir. Mesela Paris gezimde şehrin en popüler turistik yerlerinde ya indirim aldım ya da hiçbir ücret ödemedim. Ne kadar derseniz aşağıdaki listeye bakınız. (parantez içinde normal yetişkin fiyatları)
  • Eyfel Kulesi - 4 €(€11)
  • (15€) Louvre Müzesi - ÜCRETSİZ +1 Misafir
  • (€9)Jardin des 1 - ÜCRETSİZ +1 Misafir
  • 11 (€) yakınında d'Orsay - ÜCRETSİZ +1 Misafir
  • (11€) Opera - ÜCRETSİZ +1 Misafir
  • 15 Versailles Sarayı - ÜCRETSİZ+1 Misafir (€)
Görüldüğü gibi toplam 4 euro harcayarak altı farklı yeri hem de eşimle beraber gezme şansımız oldu. Aksi halde bu  görülecek 6 yeri eşimle beraber normal tarife ile gezseydik  129 €veya yaklaşık 145 dolar, ödememiz gerekecekti. Önemli bir tasarruf
Seyahat planlıyorsanız, engelliler için bir indirim olan yerleri etkinlikleriniz ilave edin. Bunun yanında ABD gezinizde müze gezmelerini Washington şehrinde yapın. Zira burada önemli müzeler herkese ücretsiz. .

Konaklama

Oteller veya diğer benzeri yerler de seyahatlerde önemli bir masraf kalemidir. Bu ülkelere göre değişim göstermekle beraber bu konuda da seçenekleri iyi değerlendirmekte yarar vardır. Böylece her zaman fiyat/kalite değerlendirme açısından en iyileri arasında olan bir yer bulunabilir. Bu konuda daha kolay seçim  yapmak için birçok seçenek vardır.Bazı siteler  konaklama ve uçuşlar mükemmel fırsatlar sunabiliyor.Bu siteler çoğu zaman, size daha fazla para kazanmak için bir paket oluşturabiliyor.. Bunun yanında, aynı zamanda daha fazla indirim almak için kupon veya promosyon kodları kullanabilirsiniz. Gerçekten bu sitelere göz atmanızı öneriyorum.Engelli olarak maalesef seçeneklerimiz daha azdır. Zira dünyanın bazı yerlerinde engellilere uygun otellerin yıldızı fazla olduğundan buna bağlı olarak ücretleri de yüksek oluyor. Ayrıca engelliye uygun diye ayırttığın otelde sizi haşmetli bir merdiven karşılayabilir. Mutlaka önceden otel ile temas kurun.Bu konuda iyi İngilizce bilen bir yakınınızdan yardım isteyin.
Oteller genellikle belli sürelerde indirimli fiyatlar sunmaktadır.. Böylece bir hafta ücretine 10 gün kalma şansınız olabilir. Bunun yanında muhtemel iptallerde kaybınız olmuyor.Bu nedenle rezervasyonlarınızı yaparken bunlara dikkat ediniz. Bu konuda booking.com sitesi en tanınmışı. Bunun yanında eğer Seyahat tarihleri değiştirmek zorunda kalmazsınız yani iptal etme tercihini kullanmasanız önemli bir tutar tasarruf edersiniz. Bunun için iyi bir planlama gerekecektir.
Ayrıca Seyahat öncesinde mecburi olmasa da, sağlık sigortası yaptırmanızı şiddetle tavsiye ederim. Belki ek maliyet gibi gelecek ama yurt dışında sağlık giderlerinin oldukça yüksek olduğunu da unutmayın..

Ulaşım

Bu konuda önemli bir masraf kalemidir. Bilhassa uçak biletleri cep yakan bir masraf öğesidir. Bu nedenle Uçak firmalarının indirim yaptığı kampanyaları takip edin. Ummadığınız bir indirim ile karşılaşmanız mümkün. Yani önce uçak biletinizi halledip,sonradan gezi planınızı yapmanız size önemli bir bütçe avantajı sağlar.Seyahatinize az bir zaman kala bilet alırsanız iyi bir ödeme ile karşı karşıya kalmanız kaçınılmazdır.
Bunun yanında bilet fiyatları ile ilgili genel yaklaşımlardan da bahsedeyim.Hafta ortası yerine hafta sonları uçarsanız daha pahalıya bilet alırsınız.En düşük ücretler öncelikle Salı, Çarşamba ve perşembe günleri yakalanabilir.Bilhassa  Cumartesi günü bilet fiyatlarının en yüksek olduğu zamandır.. Uçak Bileti fiyatları piyasasında dalgalanmalar olmakla birlikte , genellikle hafta ortası seyahat etmek ve biletleri seyahatten önceki bir tarihte almak genel olarak tavsiye edilen hususlardır.
Araç kiralamayı düşünürseniz  Rent a Car gibi şirketleri tercih etmenizde yarar var. Uzun mesafe ya da kısa vadeli amaçlar için, Araç Kiralama hizmetleri  uygun çözüm olabilir. Ancak belli bir şehri geziyorsanız toplu taşıma araçlarını tercih etmenizde yarar vardır. Hem daha ucuza gelir, trafikle boğuşmaya hem de park yeri aramanız gerek kalmaz. Hatta bunları örneğin haftalık biletleri daha da uygun olur. Bu konuda da gerek duyulursa profesyonel Seyahat şirketleri uzman tavsiyesine  başvurabilir.
.

Para birimi olarak puan ve mil kullanmak

Hava yolu ya da bir otele bir kredi kartı için kaydolur sanız , uçuş veya otel odasında kaldığınızda  puan ve mil kazanmış olursunuz.. Ayrıca zaten yaptığınız gıda, yakıt, giyim, cep telefonu faturası, vb harcamalarınız  için puan veya mil kazanırsınız.
Seyahatiniz de fazla masraf yapmamak için yapabileceğiniz birçok şey daha var. Bunun için Yola çıkmadan önce araştırma yapmak en önemli yoldur.Yola çıkmadan önce “engelsizseyyah” gibi sitelerdeki gezi notlarını da okumanızda yarar var. Tecrübe her zaman size yardımcı olacaktır. İyi yolculuklar!


4 Ekim 2017 Çarşamba

ENGELLİLER İÇİN CHİCAGO

(Öncelikle bknz: http://engelsizseyyah.com/2017/08/engelliler-icin-amerika-genel-notlar/)


Şikago, Orta Batı Amerika’da Michigan Gölü kenarında kurulmuş, Illinois eyaletine bağlı bir kent. İllinois eyaletinin en büyük şehri ve Amerika’nın en büyük 3. şehri olan Şikago; gökdelenleriyle, filmleri ve müzikalleriyle özdeşleşmiş , gerçek caz ve blues müziklerinin doğduğu yerdir. Şehirleşmenin çok ileri olmasına karşın, yeşil alanlar azımsanmayacak kadar çoktur. Binalar ve doğa ahenk içinde. Sanat ve bilim müzeleri, kilometrelerce uzanan kum plajları, devasa doğa parkları ve modern mimarisiyle Şikago; kesinlikle görülmeye değer, çok yönlü bir şehirdir


Şikago yemek yemeyi sevenlerin cenneti,  fast food kültürünün kalbidir.(Bu yüzdende şehrin yarısı obez) İlk McDonalds şubesi burada açılmış. Kentte yerel ve uluslararası mutfaktan her bütçeye uygun, kaliteli ve lezzetli yemeklerin sunulduğu çok sayıda restoran yer alıyor Kentteki dünya mutfağı, sayısız restoranın sunmuş olduğu kaliteli ve nefis lezzetlerden tatma imkanı sunmakta.

Şehrin Kuşbakışı görünümü New York kadar etkileyici değil.  Bu nedenle tekne turları daha etkileyici bir alternatif olabilir. Şehirde bir çok mimari tekne turları yapıldığını ve bunlardan birisinin tekerleki sandalyeye tam uygun olduğunu öğrendim. Şirket adı Wendella. Wendella teknelerinde teknenin üstüne asansör ile erişilebiliniyormuş. Trump Kulesi dibinde erişilebilir bilet standı ve iskelesi bulunmaktadır.Ben vakit bulamadığımdan bu geziyi yapamadım. Siz giderseniz mutlaka bu geziyi yapın. Kısmet olur bir daha gidersem kesinlikle bu tura katılmayı düşünüyorum. Kısmet.

Chicago'da tekerlekli sandalye ile erişilebilecek bir çok yer bulunmakta. Bunlara müzeler, gezi alanları, spor etkinlikleri, kamu parkları, eğlence ve tiyatro gösterileri ve tabii ki özel pizzaları dahildir!. Chicago müzelerinin ve sanat galerilerinin çoğuna ilgi çekici yerler var. Ancak daha önce belirttiğim gibi burada da herhangidir engelli indirimi ve önceliği bulunmamaktadır. Ancak Chicago CityPASS ile giriş ücretinden% 50 veya daha fazla tasarruf sağlayacağından, bir çok yeri gezmeyi planlıyorsanız bu karttan satın almayı düşünmeni kesinlikle önerebilirim.
Chcago  buraya özel  tarzlı pizzası ile ünlüdür. Bu Chicago'da yaratılan ve hâlâ hizmet verilen , Pizza Hut'ta veya Little Caesar'da bulacağınız özel  pizza değil. Gerçek Chicago derin çanak pizza aslında "derin" veya kalın ve topsings ile dolu.
Chicago kaldırımlarının çoğunluğu, pürüzsüz. Ancak sert kışlardan dolayı bazı kaldırımlarda çatlaklar olabiliyor. Bazı kavşaklar yüksek olabiliyor. Tekerlekli sandalye kullananların, yükseltilmiş sokağa erişebilmek için bir ila iki blok daha yol alması gerekebiliyor ancak hemen belirteyim ki  bu kavşakların az bir kısmını oluşturmakta ve kentin genel erişilebilirliğini etkilememektedir. Tekerlekli sandalye kullanıcıları, özellikle Michigan Gölü kıyısına giden / oradan gelen bazı bölgelerde engebeli veya dik bölgelerle karşılaşacaklardır. Şehrin şehir merkezindeki alanlar büyük ölçüde düz ve gezinmesi kolay.
Kaldırımlar ve sokaklar kar yağması durumunda (ki buranın kışının ne denli yaman olduğunu burada master yapan oğlumdan duymuştum)düzenli olarak temizlenmekte ve buzlar parçalanmaktaymış Ancak kış hava koşullarında, tekerlekli sandalye kullananlar kar yağışının biriktiği alanlarda gezinmekte zorluk çekebilirler. Bu nedenle bence buraya kış aylarında gelmeyin derim.
Biz burada genellikle Yaya gezdik. Yorulduğumuz zaman kısa molalar verdik. Sadece otelden  merkeze gelmek için otele yakın olan otobüsü kullandık. Zaten gittiğimiz yerlerde otel merkezden uzaksa yakınlık durumun göre ya otobüsü ya da metroyu kullanıyoruz. New York’ta metro yakında onu kullandık burada da otobüs yakındı onu kullandık. Gezeceğimiz noktaya yakın durakta inerek ya yayan olarak yada bir diğer otobüse (veya metroya) binerek hedefimize ulaştık. Genelde gezimizi yayan yaptığımızı söyleyebilirim. Zira birçok gezi alanı birbirine çok yakın. İnip binmeye değmiyor.

Tüm mekan kapılarında özel butonlar bulunmaktadır. Buraya basarak otomatik açılan kapıdan kimsenin yardımı olmadan içeri girebiliyorsunuz. Ama çoğu zaman bunu kullanmanıza gerek almıyor. Sizden önce giren varsa ve sizi fark ederse mutlaka ama mutlaka siz girene kadar kapıyı tutuyor.
Ulaşım
Diğer ABD şehirlerinde olduğu gibi Chicago’da da tekerlekli sandalye kullanıcıları için erişilebilir iyi bir toplu taşıma sistemi var. Bu hem otobüs hem de tren hizmeti içermekte. Alınan biletlerle her ikisinden de istifade edilebiliyorsunuz.
Tekerlekli sandalye kullanıcıları, toplu taşıma seçeneklerinden birini veya daha fazlasını kullanarak şehrin her yerine erişebilir. Trenlere istasyon platformlarından kolayca erişilebilir ve hem akülü hem de manuel tekerlekli sandalye kullananlar trenleri rahatça kullanabilir. Ancak maalesef bazı  istasyonda asansör bulunmamakta.

Otobüsler, engelliler ve tekerlekli sandalye kullananlar için tamamen erişilebilir olmasını sağlayan çok sayıda erişilebilirlik özelliği ile donatılmış. Tüm otobüsler açılabilir veya alçaltılmış zemin rampaları veya asansörler ile donatılmış. Her otobüsün üzerinde iki tekerlekli sandalye sabitleme alanı bulunuyor. Her durakta ses ve kavşak duyuruları yapılmakta.




Durakta sizi fark eden sürücü hemen gerekli şekilde kaldırıma yaklaşmakta ve ön kapıda bulunan rampayı otomatik olarak açmaktadır. Tekerlekli sandalye için ayrılan yerlerde portatif olarak açılıp kapanan ve 4-5 kişinin oturduğu koltuklar bulunmaktadır. Burada oturan varsa hemen kalkmakta ve koltukları katlayarak size yer açmaktadırlar. Eğer onlar fark etmesse diğer yolcular hemen ikaz ediyorlar, onlarda fark etmesse sürücü gerekli ikazı yapıyor. Sandalyenizi otomatik olarak sabitleyen mekanizmaya kolaylıkla kitleniyorsunuz.  İnerken de özel bir düğmeye basarak sandalyeyi bu kilit mekanizmasından kolaylıkla kurtarıyorsunuz. Yani tekerlekli sandalyeli bir engelli tek başına hiçbir sorun yaşamadan yolculuk yapabiliyor. En ufak sorunda insanlar yardımcı oluyor. Sürücü sizden tamam işaretini almadan kesinlikle hareket etmiyor. Medeniyet ve engelliye saygı bu olsa gerek.

Ücretler her yöne 2,25 dolardır ama yeniden yüklenebilir Ventra kartı ile ödeme yaparsanız, yolculuk başına 2, 00 dolar ödeniyor. Biz 3 günlük kart alarak bu süre boyunca bunu rahatlıkla kullandık.
Tekerlekli sandalyeye uyumlu taksi araçları Şikago  içinde mevcut ve normal bir taksi ile aynı metre oranlarında ücret almakta. Bu taksilerde yan veya arka girişlerde tekerlekli sandalye rampaları mevcut. Tekerlekli sandalye taksileri, şehir genelinde ve her iki havaalanı havaalanında da talep üzerine, ortalama 15 dakikadan daha kısa bekleme süreleri ile çağrıla biliniyor. Sürücüler  tekerlekli sandalye kullananlara bu özel taksi içinde ve dışında yardımcı oluyorlar. Kredi kartı ile ödeme yapmak mümkün.
Şimdi gezmeye başlayalım. Gezi sırasıyla yazmaya gayret edeceğim. İlk önce otobüsle ulaştığımız Adler planetaryumundayız.

Adler Planetaryumu


Öncelikle mekânın etrafını gezmeye başlıyoruz. Yemyeşil alan. Çimenlerde dinlenen insanlar, gölde yüzen güneşlenen insanlar ve park yerinde klasik sarı renkli onlarca okul otobüsleri bizi karşılıyor. Hafif meyilli mekanlarda gezerek binaya yaklaşıyoruz.


Hayırsever Max Adler tarafından 1930 yılında kurulmuş astronomi müzesidir. Batı Yarımkürede ilk inşa edilen planetaryumdur ve bu alandan multimedya gökyüzü gösterileri sunulmakta. Astronomiye ve astrofizik araştırmalara adanmış bir kamu müzesi olma özelliği taşıyor. Chicago gezilecek yerler listenizde bulundurmak isteyeceğiniz Adler Planetaryumunda  1971 tarihinde aydan getirilen ufak kaya parçası gibi ilginizi cezbedebilecek materyaller de bulunuyor.



Tekerlekli sandalyeliler sadece Güney Girişinden girebiliyorlar. Burada bulunan her bölüme ve her gösteri yerine rahatlıkla girmeniz mümkün. Tekerlekli sandalyeler için iki açık alanlar var ve bunlar mekanın en iyi kısımda bulunmaktadır. Tekerlekli sandalye kullanan ziyaretçiler  asansörde onlara yardımcı olan (Adler mavi ceket çalışanlar), Görev Uzmanlarından  sorarak istedikleri yere rahatlıkla erişebilir. Bir kafe ile birlikte tuvaletler orta kısımda bulunmaktadır.

Tüm dış gezilerimde gözlemlendiğim ve bir Türk vatandaşı olarak üzüntü duyduğum konuyu burada da belirtmek isterim. Burada yüzlerce çocuk bilimle iç içe yaşıyor. Tüm bilgisayarlar onların hizmetinde. Her şeyi yaşayarak görerek öğreniyorlar. Bizim çocuklarla bu çocukların ayni imkanlarda eğitim gördüğünü söylememiz mümkün değil. Bu nedenle bu ülkelerle farkı kapatmak bir yana her gün daha gerilerde kalacağımız bilmek hiçte sır değil. 
Maalesef.




Mekanın terasında muhteşem Şikago manzarası bulunmakta. Burada bol bol resim çektirdik.


Bundan sonra hedefimiz buraya yakın olan akvaryum.

Shedd Akvaryumu




Chicago gezilecek yerler açısından ziyaretçilerine farklı seçenekler sunuyor. Shedd Akvaryumu da bu alternatifler arasında dikkat çekmeyi başarıyor. Dünyanın en büyük kapalı tuzlu su akvaryumları içinde bulunan Shedd Akvaryumu, 32.000 üzerinde canlıya ev sahipliği yapıyor. Balina, köpek balığı, yunus ve pinhana gibi çeşitli balıkları görebileceğiniz akvaryum içinde hediyelik eşya alabileceğiniz oldukça büyük bir mağaza da bulunuyor. Burası 1930 tarihinde açılmış. Şehrin tanınmış işadamı John Graves Shedd: akvaryum kurulması için 1924 yılında: 2 milyon dolar para bağışlamıştır. Tuvaleti mevcut.


Akvaryumun tekerlekli sandalye girişi güneybatı tarafında. Müze kampüsündeki işaretler sizi o girişe yönlendiriyor. İçinde engelli tuvaleti bulunmakta. Her bilet, akvaryum tiyatrosunda gösterilen 4 boyutlu filmlerden birini izlemek için bir geçiş içeriyor. Kesinlikle tavsiye ederim! Tekerlekli sandalyeler tiyatronun arka kısmında yer alıyor.


Burada görülmesi gereken yerlerin başında yer alan bu akvaryum her yönü ile tekerlekli sandalyeye uygun. İçinde birçok engelli tuvaleti var. Ayrıca gene her yerde olduğu gibi burada da bol bol  yeme içme yerleri bulunmakta. İlginç deniz canlılarını görmek için 3-4 saatinizi buraya ayırın.


Field Doğal Tarih Müzesi




Akvaryum çıkışı hedefimiz hemen yakında bulunan Grand park. Ama yol üzerinde bulunan bu müze binasını atlamak olmaz Naturel History Field Müzesi olarak isimlendirilir. Müzede 21 milyon yıl öncesine ait örnekler bulunmakta. Bunlar arasında özellikle geniş bir koleksiyon oluşturan “dinazor” iskeletleri görülmeye değermiş. Müzede, ayrıca: dünyanın dört bir yanından gelen elmas ve değerli taşlara ait geniş bir koleksiyon görülür.
Müzenin diğer ilginç bölümü: Mısır uygarlığına ait 23 insan ve birçok hayvan mumyasının bulunmasıdır.
Bu bilgileri size iletiyorum ama maalesef vakit darlığı (zira paramıza göre pek ucuz olmayan giriş ücretini ödemişken buraya uzun zaman ayrılması gerekir. Yoksa yarım saatlik bir gezi için bu parayı ödemek doğrusu gereksiz geliyor) nedeniyle içeri giremiyor, binanın resmini çekmekle yetiniyoruz.  İnşallah bir dahaki sefere.


Hedef hemen karşıdaki Grant park.

 Grant Park



319 dönümlük park alanıdır. 1847 yılında yapımı tamamlanmıştır.1871 büyük yangınından sonra, şehrin bütün enkazı buraya gömülür. 1911 sonrası inşaat yapılmasına izin verilmeden kamuya açık hale getirilmiştir.


Maggie Daley, Millennium Parkı, Art Institute of Chicago, Buckingham Çeşmesi, botanik bahçesi ve Hutchinson Field gibi mekanları da içerisine alan Grant Park, yüksek binalarla çevrili şehre doğal bir enerji katıyor. Adı gibi gerçekten büyük bir alanı kapsıyor.


Dünyanın en büyük çeşmelerinden biri olan Buckingham Çeşmesi, parkın merkezinde yer alıyor. Fıskiyelerin yarattığı su gösterilerini ilgi ile izliyoruz Burada en çok vaktimizi. Bu ilginç havuzda geçiriyoruz ve bol bol resim çekiyoruz.


Parkın yolakları tekerlekli sandalye kullananlar tarafından tamamen erişilebilir durumdadır ve rampalar her merdivenin yakınında bulunmaktadır. Grant Park ayrıca Millennium Park alt parkına ev sahipliği yapmaktadır.


Bu arada müze tarafından girişte bulunan kulübede mola verip değişik ve güzel bir tadı olan hot doğ yemeği sizde ihmal etmeyin. Pişman olmasınız.



Millennium Park

Batısında Michigan Bulvarı, doğusunda Columbus Yolu, kuzeyinde Randolph Caddesi ve güneyinde Monroe Caddesi ile çevrelenen Millennium Park, şehrin sembolik buluşma noktaları arasında yer alıyor.  Michigan gölü kıyı şeridine yakın alanda kurulu yaklaşık 100.000 m2 alana sahip ünlü bir park. Üzeri parlak metaller ile çevrili olan Jay Pritzker Pavilion, fütüristik yapısıyla ziyaretçilerini büyülemeyi başarıyor. Aynı zamanda açık konser alanı olarak kullanılan Millennium Park avlusunda çeşitli etkinlikler de düzenleniyor.


Millennium Park, sezona bağlı olarak çeşitli sanat teçhizatlarının yanı sıra buz pateni ve patinaj pisti sunmaktadır. Park, her merdivene yakın rampa ve iyi korunmuş yürüyüş yollarıyla tamamen erişilebilir durumda olup rahatça gezilebilir.

The Crown Fountain : Parkın hemen girişinde meydanda 15 m. yüksekliğindeki duvarları, LED ekrandan yapılmış cam blok yapılı anıttır ; İspanyol Jaume Plensa tarafından tasarlanmıştır. Cam blokların yüzeyinde 1000 başarılı Şikago’lunun portreleri video olarak görüntülenmektedir. Zaman dilimleriyle bu portrelerin ağızlarından fıskiye ile su akar. Özellikle bu anı çocuklar kaçırmaz ve su altında eğlenirler. Su, akan hayatı sembolize ediyormuş..




Jay Pritzker Pavilion : Frank Gehry tarafından tasarlanan ve paslanmaz çelikten oluşan, park içinde bulunan bir konser alanıdır.4000′ i koltuk, 7000 kişide çimende oturarak büyük bir konsere ev sahipliği yapabilir. Ses akustiği gayet iyidir. Yerden yaklaşık 35 m. yükseklikteki çelik boru – kafes şeritler, konser alanının açıkta kalan (çim) kısmına arena havasını katar. Burası Grant Park Music Festival‘i ve Gospel Fest gibi ilk bahar ve sonbahar festivallerinde ücretsiz konserlere ev sahipliği yapar. Bizde gezimiz sırasında festivale denk geldik ve bu alanda konser izledik.


Cloud Gate (Bean)



Cloud Gate : İngiliz sanatçı Anish  Kapoor tasarımlı yapı, 110 ton ağırlıkta ve 60 x 30 m. boyutlarında. Sıvı cıva damlası görünümlü dev metal nesne, pürüzsüz yüzeyiyle ayna gibi gökyüzünü ve bulutları yansıtmakta. Bu alanda kendinizi de bulut ve gökdelen sulieti eşliğinde ölümsüzleştirebilirsiniz. Bu sanat eseri; ters duran bir fasulye tanesini andırıyor ve altından geçmek mümkün.


Millennium Park’ta bulunan bu devasa çelik fasulye (Bean) heykeli, hiç tartışmasız şehrin en dikkat çeken eserlerinin başında geliyor. Çevredeki gökdelenlerin siluetini yansıtan harika heykel, sıra dışı dizaynıyla göz dolduruyor. Chicago’yu ziyarete gelen hemen hemen herkes, Cloud Gate önünde fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmiyor. Tabi bizde eksik kalmadık ve bol bol resim çektik. Çok ilginç bir obje.



Navy Pier






Burası Şikago gezimiz boyunca en fazla uğradığımız yer. Akşam yemeklerini burada bulunan restoranlarda yemeği tercih ettik. Bilhassa akşamları cıvıl cıvıl bir yer.


Navy Pear: Michigan gölü kıyısında, yaklaşık 1 km. uzunluk , 90 m. genişlikte sahil şeridine ( iskele ) sahip dinlenme eğlence ve park alanı. İskele ilk olarak: 1916 yılında yapılmış. İskele, zamanında dünyanın en büyük iskelesiymiş. Dünya Savaşı gazilerinin onuruna “Navy Pier” olarak isimlendirilmiş.


1992 yılında başlayan yenileme çalışmaları, 1994 yılında tamamlanmış. Sonuçta, Chicago şehir alanında, çok başarılı bir eğlence merkezi ortaya çıkmış. Bölgeye: fast food büfeleri, dükkanlar, bir balo salonu, bir konser sahnesi ve kongre-sergi salonu dahil edilmiştir. Ayrıca: bir dönme dolap, bir IMAX sinema salonu, Shakespeare oyunları sergilenen bir tiyatro, Funhouse (çeşitli aynalardan oluşan) bir Chicago çocuk müzesi, Vitray Windows Smith Müzesi eklenmiş.


Chicago gezilecek yerler listenizde mutlaka bulundurmak isteyeceğiniz Navy Piyer’de, Cruise gemileri ile çeşitli gezilere katılabilir veya lunaparkta gönlünüzce eğlenebilirsiniz.Buraya mutlaka geçede gelmelisiniz. Renk cümbüşü, insan kalabalıklığı ve ışıl ışıl Şikago manzarası  ile ilginizi mutlaka çekecektir.




Polks Bros Park'ta bulunan çeşmeler yaz aylarında sıcaklardan bunalan çocukların serinleme yeridir. Eğer siz de sıcaklardan bunalırsanız çocuklar gibi bu çeşmelerin altında serinleyebilirsiniz. Bizde burada suların altında güzel zamanlar geçirdik.


Akşamüstü burada yapacağınız bir yürüyüş, güzel bir restoranda göl manzarası ve gün batımı eşliğinde yiyeceğiniz bir yemek ve sonrasında katılacağınız güzel bir etkinlik size güzel bir tecrübe yaşatacaktır.


Burası aynı zamanda liman olduğu için, bölgede tekneler aracılığıyla güzel bir nehir turuna çıkabilirsiniz. Bazı teknelerde romantik akşam yemeği yemek de mümkündür.


Tekne turu ücretleri:  Yetişkinler: 26 Dolar / 12 yaş altı çocuklar: 7 Dolar / 12 – 17 yaş arası çocuklar: 14 Dolar

Lincoln Park


Bu günkü gezimizin başlangıç noktası burası. Otelimizden sonra iki otobüs yolculuğu ile buraya ulaştık.


Lincoln Park Zoo – hayvanat bahçesi (ücretsiz), Lincoln Park konservatuarını, Theatre on the Lake – göl tiyatrosunu, Chicago History Museum, the Peggy Notebaert Nature Museum, North Avenue Beach ve Oak Street Beach plaj alanlarını, Lincoln park kültür merkezini, Alfred Caldwell Lily Havuzunu, Abraham Lincoln ve diğer heykelleri de içine alan çok geniş bir sahada yer almaktadır. İyi bir dinlenme alanı olduğu kadar, restoran, bar ve hayvanat bahçesi ile eğlence mekan.


Şehrin stresini atabilmek için de farklı alternatifler sunuluyor. Bisiklet parkurları, yürüyüş yolları, oyun ve dinlenme alanları sayesinde günün yorgunluğunu atmanız kolaylaşıyor. Her yönü ile tekerlekli sandalyeye uygun.  Daha doğal olan bu parkta gezinmekte rahat ve dinlendirici. Mutlaka gidin.

Lincoln Park Zoo



Zoo Park : The Association of Zoos and Aquariums (AZA) ” hayvanlar ve akvaryumlar birliği ” ne ait 35 dönümlük parktır. Kuruluşu 1868 lere uzanır. İçinde 200 tür ve 1000’in üstünde hayvana ev sahipliği yapar Lincoln Park içindeki tarihi hayvanat bahçesi, Chicago gezilecek yerler planınıza dahil etmek isteyeceğiniz lokasyonlar arasında bulunuyor. Haftanın her günü 10:00-17:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilen Lincoln Park Zoo’da goril, zürafa, zebra, aslan, maymun ve gergedan gibi farklı hayvan türlerini görebilmek mümkün oluyor.







Michigan Avenue-Magnificent Mile


Amerika’nın en göz alıcı bulvarlarından biri olan Michigan Avenue, John Hancock Center, Wrigley Binası ve Tribune Kulesi gibi yapılara da ev sahipliği yapıyor.


Madison Caddesini kuzey ve güney olarak bölen Michigan Meydanı’nın kuzey bölümünde bulunan ünlü Magnificent Mile üzerinde, gezebileceğiniz ya da alışveriş yapabileceğiniz çok sayıda galeri, butik ve lüks mağaza yer alıyor. Düz bir cadde olan caddeyi çeşitli zamanlarda bol bol gezdik.


Art Institute of Chicago






Müze; Grant Park içinde, S Michigan Avenue ve Adams Center bölgesinde yer alır.Müzenin girişinde: ziyaretçileri iki büyük aslan karşılıyor.


Dünya standartlarındaki müzelerden biri olan The Art Institute of Chicago‘da (Şikago Sanat Enstitüsü), geçmişi asırlara dayanan resim, heykel, dekoratif işleme, dokuma ve mimari çizim gibi sayısız eser yer alıyor. Şehrin en ünlü bu müzesinde, dünyanın dört bir yanından gelen sanat eserlerinin bulunduğu geniş bir koleksiyon sergilenmekte. Burada gezdiğimiz tek müze burası oldu. Mutlaka 2-3 saatinizi buraya ayırın derim. Giriş ücretli.


Tekerlekli sandalyeye uygun ve engelli tuvaletleri mevcut. Aslında Amerika için bunları belirtmemiz gereksiz ama alışkanlık işte.


John Hancock Merkezi & 360 Chicago



Fazlur Khan tarafından tasarlanan John Hancock Merkezi, 457 metre yüksekliği ile şehrin en çok ilgi çeken gökdelenleri arasında yer alıyor. İçerisinde dükkan, ofis, lokanta ve daire gibi sosyal alanlar bulunan binanın koyu renk çapraz çelik görünümlü tasarımı göz dolduruyor. Ziyaretçiler için hazırlanan 94. kattaki gözlemevi (360 Chicago), Chicago manzarasını 360 dereceyle izleyebilmenize de olanak tanıyor


 360 CHICAGO'nun manzaraları, binanın büyük göle daha yakın olması nedeniyle Willis Kulesi'nden daha etkileyici olduğu söylense de biz tercihimiz Willis’ten yana kullandığımızdan buraya çıkmadık.
360 CHICAGO tekerlekli sandalyeye erişilebilir. CityPASS olmadan giriş ücreti yetişkinler için 20 $ 'dır.
Buraya çıkmadık ama hemen yakınında bulunan The Cheesecake  factory’de nefis bir c cheesecake  yemeden geçemedik. 250 çeşit menü içinde yaklaşık 50 çeşit cheesecake ve tatlı çeşidi bulunmakta. Menüdeki kalorilerine fazla takılmayın, bir daha nerde yiyeceksiniz. Hem bol bol dolaşıyorsunuz bu kalörileri rahatça yakarsınız. Tavsiye ederim.




Willis Kulesi & Skydeck Chicago


Şikagoda görmeyi önceden planladığımız bina burası. Şehirdeki görülmesi gereken yerlerin en üst sırasında bulunan Willis Kulesi, eski adıyla Sears Tower dünyanın en yüksek gökdelenlerinden biridir. 440 metre yüksekliğindeki 110 katlı bu gökdelen içerisinde çeşitli ofisler yer almakta, fakat turizm açısından önemli kısmı olan Sky Deck katı gökdelenin yani gökdelenin teras bölümü 360 derecelik Şikago manzarasına sahiptir.


Şikago’yu ayaklarınızın altında hissetmek ve bulutsuz günlerde çevredeki dört eyaleti de görmek mümkünmüş. Bu terasta kuş bakışı seyir keyfi yaşamak istiyorsanız biletinizi önceden ayırmalısınız. Aksi takdirde sırayı görüp vazgeçebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında hafta sonları öğle saatlerinde çok uzun bir kuyruk oluşmaktaymış. Biz Haziran ayı başında oradaydık. Gene de kuyruk vardı. Herhangi bir öncelik olmadan sıraya girdik.  70 saniyede zeminden Skydeck'e çıkan asansör ile tepeye çıktık.   


Yukarıdaki seyir katının her bir yönünden şehri rahatça izledik. Bol bol resim çektik.


103.kat ve 412 yükseklikteki  Skydeck, camlı gözlem alanından, kentin batıda kalan kısmını yarım daire alanı olarak ayaklarınız altında izleyebiliyorsunuz. Sizi gökyüzü ile buluşturan ve tamamı dayanıklı camlardan imal edilen Skydeck gözlem bölümü, şehri kelimenin tam anlamıyla ayaklarınızın altına seriyor. Skydeck tekerlekli sandalyeye açıktır. 2009'da eklenen "The Ledge", Skydeck'in en çok konuşulan özelliği. Binanın yanından dört metre uzanan üç cam kutu, ziyaretçilere Wacker Drive üzerinden camın üzerinde dururken (veya otururken) inanılmaz fotoğraflar çekmenize izin veriyor. Aşağıdaki caddenin 1,353 fit yüksekliğinde cam bir kutuya ağır bir tekerlekli sandalye götürmek konusunda endişe ediyorsanız, güvende! Cam zemin yaklaşık 5 ton ağırlığa sahip olabilir ve kimse henüz düşmemiş. Tabi bu kadar meşhur olunca buraya girmek ve resim çektirmek için epey bir zaman beklemeniz gerekiyor. Ama beklemeye değer bir yer. Zaten sadece resim çektirebiliyorsunuz. Fazla etrafa bakma zamanınız yok.


Cam kabin içerisinde kuş bakışı şehri izleyebileceğiniz bu gökdelen içerisinde aynı zamanda bir kafeterya ve hediyelik eşya dükkanı var.  Biz gene de belirtelim. Burada da engelli tuvaleti bulunmaktadır.


2009 yılında Londra merkezli sigorta şirketi “Willis Group Holdings” binanın bir kısmını kiralamış ve binanın adlandırma hakkını elde etmiştir. Önceleri “Sears Tower” olarak bilinen bina , 16 Temmuz 2009 tarihinde, resmen “Willis Tower” adını almıştır .Bu gün için ABD nin en yüksek 2.binasıdır..Uzun süre (1998′ e kadar) dünyanın en yüksek binası olma rekoruna da sahip olmuştur. Lüks ofisleri ve daireleri ile şehrin prestij merkezleri arasında gösteriliyor


Kulenin tepesinde uçakların binayı fark edebilmeleri için iki tane büyük anten yapılmıştır. Bu antenler özel günlere göre kırmızı veya yeşil renkte yanmaktadır. Sevgililer Günü, Bağımsızlık Günü, Kansere Karşı Koy gibi gün ve etkinliklerde kırmızı renkte, Dünya Günü, St. Patrick's Günü gibi günlerde de yeşil renkte yanmaktaymış.


Yazları ; saat 09.00-22.00 , sonbahar & kış ; 10.00-20.00 arası ziyarete açık. Giriş 19 dolar.

Şikago belirttiğim gibi mutlaka görülmesi, yaşanması gereken bir şehir. Her yönü ile tekerlekli sandalyeye uygun. ABD seyahati planlıyorsanız mutlaka bu şehri gezi planınıza koyun. Fırsatım olursa tekrar girmeyi isterim.





.